Cilt Sorunları

Sedef Hastalığı (Psoriasis)

Bulaşıcı değil, bağışıklık kaynaklı: hedef kür değil, kontrol.

Ne olduğu
Bağışıklık sisteminin tetiklediği, deri yenilenmesinin hızlandığı kronik iltihaplı hastalık
Kimlerde görülür
Her yaşta; başlangıç sıklıkla 15–35 ya da 50–60 yaş arasında, ailesel yatkınlık belirgin
Tipik seyri
Alevlenme ve yatışma dönemleriyle giden kronik seyir; tetikleyiciyle geri gelebilir
Bulaşıcı mı
Hayır. Temasla, ortak eşyayla, havuzla geçmez
Tanı
Klinik muayene, saçlı deri ve tırnak incelemesi; atipik tabloda deri biyopsisi
Tedavi yaklaşımı
Yaygınlığa göre basamaklı: topikal tedavi, fototerapi, sistemik ilaçlar, biyolojik ajanlar
Ne zaman hekime başvurmalı
Yaygınlaşan plaklar, eklem ağrısı ve sabah tutukluğu, tırnak değişikliği, ani yaygın kızarıklık

Sedef nedir?

Sedef (psoriasis), bağışıklık sisteminin deriye yönelik aşırı bir yanıt vermesiyle ortaya çıkan kronik iltihaplı bir hastalıktır. Normal bir deride hücrenin en alt katmandan yüzeye çıkması yaklaşık dört hafta sürer; sedefte bu süre birkaç güne iner. Yüzeye ulaşan hücreler olgunlaşmaya vakit bulamadan üst üste yığılır, altta genişleyen damarlar zemini kırmızı gösterir. Gördüğünüz kalın, gümüşi kabuk bu hızlanmanın sonucudur.

Zeminde ailesel bir yatkınlık vardır, ama yatkınlık tek başına yetmez; tabloyu genellikle bir tetikleyici başlatır. Boğaz enfeksiyonları, bazı tansiyon ve psikiyatri ilaçları, sigara, ağır stres dönemleri ve deriye gelen fiziksel travma en sık tanımlananlardır. Travmanın kendisinin plak yaratabilmesi, yani bir çizik ya da yara hattı üzerinde yeni lezyon çıkması, Koebner fenomeni adını taşır ve tanıda değerli bir ipucudur.

Sedef bulaşıcı değildir. Aynı havluyu paylaşmakla, tokalaşmakla, havuzda yan yana yüzmekle geçmez; bir plağa dokunan kişi sedef olmaz. Hastaların en çok yükünü taşıdığı yanlış inanış budur ve düzeltilmeyi hak eder. Buna karşılık hastalık yalnız deriyle sınırlı değildir: bir bölümünde eklem tutulumu eşlik eder, kalp-damar hastalıkları ve metabolik sorunlarla birliktelik gösterir.

Nasıl görünür, hangi tipleri vardır?

En sık biçim plak tipidir: keskin sınırlı, kabarık, kırmızı zeminli ve üzeri gümüşi-beyaz kabuklu lezyonlar. Yerleşim rastgele değildir; dirsek, diz, bel ve saçlı deri tipik bölgelerdir. Kabuk kazındığında altında noktasal kanama görülmesi tanıyı destekler, ama kazımak lezyonu büyütebileceği için bunu evde denemek doğru olmaz.

Plak tipi dışında tanıdık başka görünümler de vardır. Damla tipi çoğunlukla çocuk ve genç erişkinlerde, bir boğaz enfeksiyonundan 1–3 hafta sonra gövdeye yayılan küçük lezyonlarla başlar. Ters tip koltuk altı, kasık ve meme altı gibi kıvrımlarda kabuk yapmadan, parlak ve kırmızı bir yüzey olarak durur; bu haliyle sıklıkla mantar sanılır. Avuç içi ve ayak tabanında ise ağrılı çatlaklar ve püstüller öne çıkabilir.

Kaşıntı sedefte alışıldığından daha sık görülür; hastaların çoğu yanma ve gerginlikten de söz eder. Tırnakta noktasal çukurlaşma, tırnağın yatağından ayrılması ve yağ lekesini andıran sarı alanlar tabloya eşlik edebilir. Tırnak tutulumu olanlarda eklem tutulumu olasılığı da yüksektir: yarım saati aşan sabah tutukluğu, dinlenmekle geçmeyen eklem ağrısı ya da bütünüyle şişmiş bir parmak ihmal edilmemesi gereken uyarılardır.

Tanı nasıl konur?

Tanı çoğunlukla muayeneyle konur. Plakların görünümü, sınırları, kabuk niteliği ve seçtiği bölgeler karakteristiktir. Hekim ayrıca saçlı deriyi, kulak arkasını, göbek çukurunu, kalça arasını ve tırnakları da inceler; bunlar hastanın çoğu zaman kendi fark etmediği yerlerdir. Dermatoskopi, plak içindeki damar deseninin düzenli ve noktasal yapısını göstererek kararı destekler.

Asıl işi ayırıcı tanı oluşturur. Saçlı deride seboreik dermatit, kıvrımlarda mantar enfeksiyonu, gövdede egzama ve bazı ilaç döküntüleri benzer görünebilir. Tablo atipikse ya da tedaviye beklenen yanıt alınmıyorsa küçük bir deri biyopsisi alınır. Yaygın hastalıkta eklem şikâyetleri ayrıca sorgulanır; sistemik bir tedavi düşünülüyorsa öncesinde kan tetkikleri istenir.

Nasıl tedavi edilir?

Sedefin bugün için kürü yoktur; hedef, hastalığı temize yakın bir düzeye çekmek ve orada tutmaktır. Bu ulaşılabilir bir hedeftir, ama bir vaat değil, basamakların gerçekten sağladığı bir sonuçtur. Plan; yaygınlığa, tutulan bölgeye, eklem tutulumuna ve hastalığın günlük yaşam üzerindeki yüküne göre kurulur. Kaplanan yüzey küçük olsa bile avuç içi, genital bölge ya da yüz tutulumu tedaviyi bir üst basamağa taşıyabilir.

Sınırlı hastalıkta topikal tedaviler kullanılır: D vitamini analogları, topikal kortikosteroidler ve bunların sabit kombinasyonları, ince derili bölgelerde kalsinörin inhibitörleri, kabuğu inceltmek için keratolitikler. Yanıt genellikle 4–8 hafta içinde belirginleşir. Yaygın tabloda dar bant UVB fototerapisi devreye girer ve haftada iki ya da üç seans ritmiyle aylara yayılır. Yeterli gelmediğinde veya eklem tutulumu varsa metotreksat, asitretin ve siklosporin gibi sistemik ilaçlar ile seçilmiş hastalarda biyolojik ajanlar gündeme gelir.

Her basamağın kendi yan etki profili vardır ve bunlar konuşulmadan tedaviye başlanmaz: güçlü kortikosteroidlerin uzun kullanımda deriyi incelttiği, fototerapinin kümülatif bir güneş yükü anlamına geldiği, sistemik ilaçların düzenli kan takibi gerektirdiği baştan bilinir. Nemlendirme ise sıradan bir öneri değil, tedavinin parçasıdır; bariyeri desteklenmiş bir deri hem daha az kaşınır hem ilaçlara daha iyi yanıt verir. Sigarayı bırakmak, kiloyu ve alkolü gözetmek de tedavi yanıtını doğrudan etkiler.

Sık sorulan sorular

Sedef bulaşır mı?

Hayır. Sedef bir enfeksiyon değil, bağışıklık kaynaklı bir hastalıktır; temasla, tokalaşmayla, ortak havlu veya havuzla geçmez. Sedefli bir kişiyle aynı ortamı paylaşmaktan kaçınmak için hiçbir tıbbi gerekçe yoktur.

Sedef tamamen geçer mi?

Kürü yoktur, ama kontrol edilir. Doğru basamakla tablo temize yakın hale gelebilir ve aylarca sessiz kalabilir. Yatkınlık sürdüğü için bir tetikleyiciden sonra yeniden alevlenmesi mümkündür; bu tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez.

Güneş sedefe iyi gelir mi?

Ölçülü güneş, hastaların çoğunda plakları hafifletir; yaz aylarında tablonun sakinleşmesi bu yüzdendir. Ancak güneş yanığı ters etki yapar ve yanan bölgede yeni plak başlatabilir. Kontrollü ışık tedavisi ile bilinçsiz güneşlenme aynı şey değildir.

Diyet sedefi düzeltir mi?

Tek başına sedefi geçiren bir diyet gösterilmiş değildir. Fazla kilosu olan hastalarda kilo vermenin tedavi yanıtını iyileştirdiği bilinir. Glutensiz beslenme yalnız çölyak ya da gösterilmiş gluten duyarlılığı varsa anlamlıdır; gereksiz kısıtlamalar fayda getirmez.

Saçlı deri sedefinde saçım dökülür mü?

Kalın plaklar ve kabuğun zorla kaldırılması geçici dökülmeye yol açabilir. Tablo kontrol altına alındığında saç genellikle geri çıkar. Kabuğu tırnakla kazımak yerine yumuşatıcı ve tedavi edici ürünlerle çözmek bu dökülmeyi azaltır.

Eklem ağrım sedefle ilgili olabilir mi?

Olabilir. Sedefli hastaların bir bölümünde eklem tutulumu gelişir ve bu, deri bulgularından yıllar sonra da başlayabilir. Yarım saatten uzun süren sabah tutukluğu, gece ağrısı ya da şişmiş bir parmak varsa değerlendirme gecikmemelidir.

Tablonuz hangi tipe oturuyor?

Yaygınlık, tutulan bölge ve eklem şikâyeti tedavinin hangi basamaktan başlayacağını belirler; bu muayenede değerlendirilir.

Sorularınız ve randevu için